|
Hepimiz, Atatürk’ün 10 Kasım Perşembe günü saat 9’u 5 geçe hayata gözlerini yumduğunu biliyoruz. Atatürk için doktorlar heyetinin, 8 Kasım günü düzenlediği rapor ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklama şöyleydi: Riyaseticumhur Umumi Katipliği’nden 1 Bugün ikinci teşrinisaninin (Kasım) 8. Salı günü saat 23’te Reisicumhur Atatürk’ün sıhhi vaziyetleri hakkında müdavi ve müşavir tabipleri tarafından verilen rapor ikinci maddedir.
2 Bugün saat 18.30’da hastalık birdenbire normal seyrinden çıkarak şiddetlenmiş ve sıhhi vaziyetleri yeniden ciddiyet kesbetmiştir. Hararet derecesi 36.4, Nabız: Muntazam-100, Nefes:22’dir.
CENAZEDE TÜRKÇE EZAN
Şimdi 10 Kasım’a gelelim. Saat 9’u 5 geçe Atatürk hayata gözlerini yumdu? Peki, cenaze namazı kılındı mı? Hemen kılınmadı. Dolmabahçe’den alınıp Ankara’ya gönderileceği sırada (19 Kasım 1938) kardeşi Makbule Atadan’ın isteği üzerine namaz kılındı. Namazı İslam Tetkik Enstitüsü Başkanı daha sonradan da Diyanet İşleri Başkanlığı’nı yürüten Şerafettin Yaltkaya kıldırdı. Ezan Türkçe okundu. Ama namaz 2.5 dakika sürdü, Dolmabahçe Sarayı’nda eda edildi. Camiye gidilmedi. Peki, bu önemli anın fotoğrafı var mı? Hayır yok. Tartışmalar da bu yüzden günümüze kadar uzuyor. Dolmabahçe’deki katafalkın önünde halkın büyük bir ilgisi vardı. Hatta yaşanan izdihamda ezilenler oldu ve 11 kişi hayatını kaybetti.
Atatürk’ün ölümünden tam 26 saat sonra yeni Cumhurbaşkanımız seçildi: İsmet İnönü. Hem de Meclis’teki oyların tamamını alarak. İşte burası çok ilginç. İsmet Paşa, Atatürk’ün ölümünden önce tam bir yıldır ortalıkta yoktu. 1937 Eylül’ündeki o ünlü kavgadan sonra yolları ayrılmış, sağlık sorunlarıyla boğuşan Atatürk’le hiç görüşmemişti. Hatta o kadar ki Atatürk hastalığının son evresinde İsmet İnönü’nün görüşme talebi gerçekleşmemişti. Atatürk’ün son bir yılda çevresinde kümelenen grup Hasan Rıza Soyak, Şükrü Kaya, Tevfik Rüştü Aras ve Recep Zühtü Soyak olası bir ölüm durumunda İsmet Paşa’nın Atatürk’ün yerine geçmesini engellemeye çalışıyorlardı. Eğer İstanbul ziyareti olursa ve Atatürk’le görüşmeye gelirse suikast düzenleneceği haberleri dolaşmaya başladı.
İsmet Paşa, Atatürk’le ölüm döşeğinde görüşemedi. Ama her ne olduysa oldu ve ölümden tam 26 saat sonra alelacele yapılan Meclis oturumunda İsmet İnönü bütün milletvekillerinin oyunu alarak (348) Cumhurbaşkanı seçildi. Peki, ne oldu da son günlerinde Atatürk’le görüşmeyi dahi beceremeyen İnönü bütün oyları alarak Cumhurbaşkanı seçildi. Onu öldürtmeye kalkan milletvekillerinden birkaçı dahi muhalefet etmedi ve oturuma katılan milletvekillerinin oylarının tamamını aldı? Atatürk’ün girdiği son komada Dolmabahçe’de toplantı yapılıp Meclis Başkanı Abdülhalik Renda’ya Cumhurbaşkanlığı vekâleti zaten verilmişti. Daha cenaze kaldırılmadan bu acele niyeydi? Devletin devamlılığı masallarına sakın inanmayın. Kıran kırana bir iktidar savaşı yaşanıyordu. Hangi gizli el bu seçime dokundu acaba?
Devam edelim… Atatürk öldükten sonra Dolmabahçe Sarayı’ndan Ankara’ya yapılan uğurlama töreni ve cenaze namazına Cumhurbaşkanı İnönü katıldı mı? Hayır, katılmadı. Peki, Ata’nın naaşı ne zaman Etnoğrafya Müzesi’ne kaldırıldı. Mart 1939’da. O halde 19 Kasım’dan mart ayına kadar cenaze neredeydi? Bilmiyoruz! Atatürk’e uygun bir kabir yapma girişimi ise İnönü’nün 12 yıllık iktidarında tam bir yılan hikâyesine dönüştü.
12 YILDA BİTİRİLEMEDİ
Anıtkabir’in yerinin tespiti için bir komisyon kurulmasına 1941 yılında karar verildi. Yani ölümden 3 yıl sonra! Tek parti dönemi. İsmet Paşa tek adam. Ama Anıtkabir için yer konusunda bir türlü karar verilemiyor. Aynı yıl bir de uluslararası bir proje yarışması açıldı. Yarışma sonucunda Türk mimarlar Emin Onat ve Orhan Arda’nın eserleri layık görüldü ve inşaata 1944 yılında başlandı. Tam 6 yıl Atatürk için yapılacak kabrin inşasına başlanamamıştı. Anıtkabir’in temelini o günlerin Başbakan’ı Şükrü Saracoğlu attı. Saracoğlu’nun temelini attığı Ankara Ulus’taki devasa Gençlik Parkı ise birkaç yılda hizmete (1943) girmişti. Hem de ödenek yokluğundan birkaç kez inşaat durduğu halde. Anıtkabir ise bir türlü bitmiyordu. 1945’te mozole ve tören meydanını kapsayan 2.kısım inşaatına başlandı. Giriş kuleleri çevre düzenlemesi ve ağaçlandırılması ise 1950 yılına gelindiğinde halen bitmemişti. İsmet İnönü 1950 seçimleriyle birlikte koltuğunu Celal Bayar’a devrettiğinde tam 12 yılda bitmemiş bir Anıtkabir inşaatı ve Etnoğrafya Müzesi’nde bekleyen bir naaş bırakmıştı.
CELAL BAYAR SAHİP ÇIKTI
Bugünden baktığımızda yobazlara kol kanat gerdiğini düşündüğümüz Celal Bayar ise önce Atatürk’ün aziz hatırasına yapılan saldırıları engellemek için 1951’de Atatürk’ü Koruma Kanunu çıkarttı. Ardından da bütün hızıyla yarım kalmış Anıtkabir inşaatını bitirdi. Hatta 1951 yılında projenin bir an önce bitirilebilmesi için bir tadilat bile istedi. Mimarlar mozole bölümünde değişiklik yapıp kısa sürede inşaatı bitirdiler. Ve 1953 yılında Ulu Önder Atatürk ebedi istiratgahına defnedildi. İsmet Paşa Cumhurbaşkanlığı koltuğunu ertesi gün yani 11 Kasım’da almıştı. Ama Anıtkabir’in inşasını 12 yılda bitirememişti! Şimdi cevaplayın bakalım? Banknotlardan Atatürk’ün resmini kaldırıp kendi fotoğrafını koyan İsmet Paşa mı daha fazla Atatürkçü yoksa Anıtkabir’i bir an önce tamamlayıp Ulu Önder’i ebedi istiratgahına uğurlayan Celal Bayar mı?
Benzer içerik:
Bu kategoride önceki yazılar:
|